İçeriğe geç

Peygamber efendimizin bizden insan olarak tek farkı nedir ?

Bugün “Peygamber efendimizin bizden insan olarak tek farkı nedir” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz.

Peygamber Efendimizin Bizden İnsan Olarak Tek Farkı Nedir? İnsanlığın En Güzel Örneği Üzerine Bir Sohbet

İzmir’de sabahları işe, okula ya da herhangi bir yere yetişmeye çalışan insanların yüz ifadelerini izlemek bazen küçük bir tiyatro sahnesi gibi geliyor bana. Bir yanda elinde simit, diğer yanda telefonla konuşan amcalar; otobüsü kaçırmamak için koşarken ayakkabısının bağcığı çözülen gençler; “Bugün erken yatacağım” deyip gece saat ikide hâlâ telefon ekranına bakan bizler…

Ben de bu kalabalığın içinde sıradan bir insanım. Arkadaş ortamında sürekli şaka yapan, herkes gülsün diye ortaya garip taklitler atan ama eve dönünce “Acaba bugün söylediğim şey yanlış mı anlaşıldı?” diye kendi kendine düşünmeye başlayanlardanım. Yani dışarıda kahkaha makinesi, içeride biraz fazla çalışan bir düşünce fabrikası…

Bazen insan kendi hayatına bakınca şunu fark ediyor: Bizler çok karmaşık varlıklarız. Bir yandan iyilik yapmak istiyoruz, bir yandan nefsimizle uğraşıyoruz. Bir yandan sabırlı olmaya çalışıyoruz, diğer yandan trafikte önümüze kıran arabaya içimizden küçük bir konferans verebiliyoruz.

Tam da burada akla çok önemli bir soru geliyor:

Peygamber efendimizin bizden insan olarak tek farkı nedir?

Bu soru aslında çok derin bir noktaya dokunuyor. Çünkü Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), insanüstü bir varlık olarak değil, insanlara örnek olan bir insan olarak gönderilmiştir. Onun bizimle ortak yönleri vardı: Yerdi, içerdi, yürürdü, dinlenirdi, sevinirdi, üzülürdü. Yani hayatın içinde bir insandı.

Peki bizi ondan ayıran şey neydi?

Peygamber Efendimiz de Bir İnsandı

Bazen insanların zihninde şöyle bir düşünce oluşabiliyor: “Peygamber olduğu için hiç zorlanmadı, hiç üzülmedi, hiç yorulmadı.”

Aslında durum tam tersidir. Peygamber Efendimiz de insan olmanın getirdiği bütün duyguları yaşamıştır. Sevinmiş, hüzünlenmiş, yakınlarını kaybetmiş, sıkıntılarla karşılaşmış ve çeşitli imtihanlardan geçmiştir.

Yani onun hayatı bir masal kahramanının kusursuz ve kolay yolculuğu değildi.

Düşünün, bugün sabah alarm çaldığında “Beş dakika daha” diyerek battaniyeyle duygusal bir bağ kuran insanlar var. Ben de bazen alarmı kapatırken sanki telefon bana kişisel bir düşmanlık yapmış gibi hissediyorum.

İnsan olmak böyle bir şey.

Üşüyorsun, yoruluyorsun, acıkıyorsun, seviniyorsun, üzülüyorsun.

Peygamber Efendimiz de insan olmanın bütün bu yönlerini yaşamıştır. Fakat onu bizden ayıran nokta, insanî özelliklere sahip olmaması değil; o özellikleri en güzel şekilde yaşamasıdır.

Fark Bedende Değil, Ahlaktaydı

Peygamber Efendimizin bizden insan olarak tek farkı nedir diye düşündüğümüzde cevap aslında bedenle, görünüşle veya günlük ihtiyaçlarla ilgili değildir.

O da bir insandı.

Ancak onun ahlakı, merhameti, sabrı, doğruluğu ve Allah’a bağlılığı insanlığın ulaşabileceği en yüksek seviyedeydi.

Biz bazen küçük şeylerde bile kendimizi kaybedebiliyoruz.

Mesela bir arkadaşımız mesajımıza geç cevap verse hemen kafamızda senaryolar başlıyor:

“Kesin bana kızdı.”

“Acaba yanlış bir şey mi söyledim?”

“Yoksa artık benimle konuşmak istemiyor mu?”

Sonra iki saat sonra arkadaşımız cevap veriyor:

“Telefon sessizde kalmış.”

Bizim içimizde ise çoktan üç bölümlük dram dizisi çekilmiş oluyor.

İşte insanız.

Duygularımız var, hatalarımız var, eksiklerimiz var.

Ama Peygamber Efendimiz, bu duygularını en doğru şekilde yöneten, insanlara karşı en güzel davranışı gösteren bir rehberdi.

Merhamet Konusunda Eşsiz Bir Örnek

İnsan bazen kendisine iyi davranana iyi davranmayı kolay bulur. Asıl zor olan, sana kötü davranana bile adaletli ve merhametli kalabilmektir.

Peygamber Efendimizin hayatındaki en dikkat çekici özelliklerden biri de buydu.

O, insanları küçümsemedi. Hataları olan insanlara kapıyı kapatmadı. İnsanların değişebileceğine inandı.

Bugün bizim günlük hayatımıza baktığımızda bile bunun ne kadar zor olduğunu görebiliriz.

Mesela markette sırada bekliyorsun. Önündeki kişi bütün alışverişi bitirdikten sonra kasada “Bir de şu ürünü alayım” diyor.

İç ses:

“Sabır…”

Beş saniye sonra:

“Daha çok sabır…”

On saniye sonra:

“Ben bugün büyük bir sınavdan geçiyorum galiba.”

Kendi kendime bazen düşünüyorum; küçük bir market sırası bile benim sabır seviyemi ölçüyorsa, büyük imtihanlarda nasıl davranırdım?

İşte Peygamber Efendimizin farkı burada ortaya çıkıyor. O, sabrı sadece anlatan değil, yaşayan bir insandı.

Hatalarımız Var Diye Umutsuz Olmamak

İnsanların en büyük yanılgılarından biri şudur: “Ben onun gibi olamam, o çok farklıydı.”

Evet, Peygamber Efendimiz eşsizdi. Fakat onun hayatı bize ulaşılmaz bir tablo göstermek için değil, yol göstermek için vardır.

Bir sporcuya bakıp “Ben onun kadar hızlı koşamam” demek mümkündür. Ama bu, yürümeyi bırakacağımız anlamına gelmez.

Aynı şekilde Peygamber Efendimizin güzel ahlakını tamamen yakalayamasak bile, onun yolunda daha iyi bir insan olmaya çalışabiliriz.

Daha sabırlı olabiliriz.

Daha anlayışlı olabiliriz.

Daha dürüst olabiliriz.

Daha merhametli olabiliriz.

Bazen küçük bir tebessüm bile insanın gününü değiştirebilir.

İzmir’de sahilde yürürken tanımadığın birine selam vermek, yaşlı birinin taşıdığı poşete yardım etmek veya bir arkadaşının derdini gerçekten dinlemek… Bunlar küçük görünen ama insanlığı güzelleştiren davranışlardır.

Peygamber Efendimizin Bizden İnsan Olarak Tek Farkı Nedir? Sorunun Kalbindeki Cevap

Bu sorunun cevabını tek cümleyle anlatmak gerekirse:

Peygamber Efendimiz bizim gibi bir insandı; fakat insan olmanın en güzel hâlini yaşayan kişiydi.

Onu bizden ayıran şey yemek yememesi, yorulmaması veya hiç üzülmemesi değildi.

Tam aksine o da insan olmanın bütün yönlerini taşıyordu.

Fakat sevgide, merhamette, doğrulukta, sabırda ve güzel ahlakta zirvedeydi.

Biz bazen bir gün iyi davranır, ertesi gün sinirimize yenilebiliriz.

Sabah “Bugün kimseyi kırmayacağım” diye karar alıp öğleden sonra bilgisayarın yavaşlamasına sinirlenebiliriz.

Kendi kendime bazen gülüyorum. İnsan büyük hedefler koyuyor:

“Daha anlayışlı olacağım.”

“Daha sabırlı olacağım.”

Sonra internet iki dakika yavaşlayınca:

“Bu teknoloji neden benimle uğraşıyor?”

İşte insan hâlimiz bu.

Ama önemli olan hiç hata yapmamak değil; hatadan sonra doğruya dönmeye çalışmaktır.

Günlük Hayatta Peygamberimizin Ahlakını Yaşamak

Peygamber Efendimizi sevmek sadece sözle ifade edilen bir duygu değildir. Onun güzel özelliklerini hayatımıza taşımaya çalışmak da bu sevginin bir göstergesidir.

Birine karşı nazik olmak…

Verdiğimiz sözü tutmak…

Emanete sahip çıkmak…

İnsanları dış görünüşüne, parasına veya makamına göre değerlendirmemek…

Bunların hepsi güzel ahlakın parçalarıdır.

Bugün dünyada birçok insan daha fazla şeye sahip olmak için yarışıyor. Daha büyük ev, daha pahalı telefon, daha yüksek makam…

Ama bazen en değerli şeyler satın alınamıyor.

Güzel bir karakter.

Güvenilir olmak.

İnsanların yanında kendini huzurlu hissettiği biri olmak.

Peygamber Efendimizin hayatı bize bunu gösteriyor.

İnsan Olmanın En Güzel Seviyesi

Bence insan olmanın en zor tarafı, kendimizi sürekli geliştirmemiz gerektiğini bilmektir.

Çünkü insan tamamlanmış bir kitap değildir. Her gün yeni bir sayfa açılır.

Bugün sinirlendiğimiz yerde yarın daha sakin olabiliriz.

Bugün anlayamadığımız bir insanı yarın daha iyi anlayabiliriz.

Bugün yapamadığımız bir iyiliği yarın yapabiliriz.

Peygamber Efendimizin hayatı bize mükemmel olmaya çalışırken umutsuzluğa düşmemeyi öğretir.

Çünkü o bize “hiç hata yapmayan insanlar olun” demekten çok daha güzel bir şey gösterdi:

Güzel ahlaklı insanlar olmaya çalışın.

Son Söz: Farkımız İnsanlığımızı Nasıl Yaşadığımızdır

Peygamber efendimizin bizden insan olarak tek farkı nedir sorusunun cevabı aslında insanlığın anlamında gizlidir.

O da bizim gibi insandı.

Sevdi.

Üzüldü.

Yoruldu.

Mutlu oldu.

Ancak sahip olduğu güzel ahlakla insanlığın ulaşabileceği en yüksek noktayı gösterdi.

Bizim görevimiz onun seviyesine ulaştığımızı düşünmek değil; onun gösterdiği yolda daha iyi bir insan olmaya çalışmaktır.

Çünkü bazen dünyayı değiştirmek için büyük şeyler yapmak gerektiğini sanıyoruz.

Oysa bazen bir güzel söz, bir içten selam, bir küçük yardım bile insanlığın güzelliğini ortaya çıkarır.

Belki hepimiz mükemmel olamayacağız.

Belki hâlâ sabırsızlanacağız, bazen yanlış konuşacağız, bazen kendimize bile kızacağız.

Ama önemli olan, her gün biraz daha iyiye yönelmektir.

Çünkü Peygamber Efendimizin bize bıraktığı en büyük miraslardan biri şudur:

İnsan olmak bir ayrıcalıktır; güzel insan olmak ise bir seçimdir.

İlgili Yazımız: Kavli anlamı nedir ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://ortakforum.com https://kohi.com.tr https://hifu.com.tr Sitemap
grandoperabet giriş