İçeriğe geç

Akraba sahitlik yapabilir mi ?

Akraba Şahitlik Yapabilir mi? İzmir Sıcağında Aklın, Hukukun ve Aile WhatsApp Grubunun Çarpışması

Herkese merhaba! Bu yazımızda “Akraba sahitlik yapabilir mi” hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları ele alıyoruz.

Mahallede başlayan hukuk tartışması: “Bunu enişte görmüştü zaten…”

İzmir’de yaz akşamı… Balkon kapısı açık, içeriden hafif bir rüzgâr esiyor ama o bile “ben de pes ettim” modunda. Aşağıda çocuklar top oynuyor, bir yandan da komşu teyze “o top bizim arabaya gelirse bak neler olur” diye tehdit vari ama sevgi dolu bir tonla bağırıyor. İşte tam böyle bir atmosferde, bir gün arkadaş grubunda o klasik soru patladı:

“Akraba şahitlik yapabilir mi?”

Cümle masaya düştüğü anda sanki herkes bir anda hukuk profesörü kesildi. Ama İzmir usulü: ciddi ciddi değil, yarı ciddi, yarı dalga.

Ben de otomatik refleksle içimden düşündüm: “Bu konuya girersek çıkamayız, çünkü bizim ailede herkes herkese şahit zaten.”

Şahitlik dediğin şey: Aile grubunda zaten sürekli yapılıyor

Gerçek hayatta akraba şahitliği denince benim aklıma mahkeme değil, direkt WhatsApp aile grubu geliyor.

Mesela geçen gün:

Anne: “Oğlum dün 3’te eve geldi”

Dayı: “Ben gördüm 2:45 gibiydi”

Teyze: “Ben de marketteydi diye biliyorum”

Ben: “Ben zaten evdeydim ama kendimi savunmak için avukat arıyorum”

İşte böyle bir ortamda büyüyünce insanın hukuk algısı biraz kayıyor.

Akraba şahitlik yapabilir mi? sorusu bile kulağa teorik değil, resmen aile içi WhatsApp kavgası gibi geliyor. Çünkü bizde herkes her şeyin şahidi ama aynı zamanda kimse hiçbir şeyden emin değil.

Hukukun ciddi tarafı: Akraba şahitliği yasak mı, serbest mi?

Biraz ciddileşelim ama İzmir modunu tamamen kapatmadan.

Genel hukuk sistemlerinde, akrabaların şahitliği tamamen yasak değildir. Yani “sen benim kuzenimsin, otur yerine” diye bir otomatik red durumu yok. Akraba da tanık olabilir. Ancak burada kritik nokta şu: güvenilirlik ve tarafsızlık meselesi.

Mahkemeler şunu bilir: Akraba konuşur ama duygular da konuşur.

Yani bir akraba şahitlik yapıyorsa hâkim genelde şunu düşünür:

“Bu kişi olayı anlatıyor mu, yoksa aile WhatsApp grubunun travmasını mı aktarıyor?”

Bu yüzden akraba şahitliği kabul edilebilir ama değerlendirilirken daha dikkatli bakılır.

Bunu duyunca arkadaşım Serkan hemen araya girdi:

“Abi ben zaten mahkemede konuşsam direkt roman yazarım, şahit değil yazar olurum.”

Haklı olabilir.

İzmir kafasıyla olayın dramatikleşmesi

İzmir’de en basit olay bile dramatik bir mini diziye dönüşebilir.

Geçen yaz, bir kafede oturuyoruz. Konu yine döndü dolaştı “akrabalar şahit olur mu” meselesine geldi. Masada herkes bir anda geçmişteki aile olaylarını hatırlamaya başladı.

Biri dedi ki:

“Benim dayı mahkemede şahitlik yapmıştı, ama öyle bir anlattı ki karşı taraf da hak verdi.”

Bir diğeri:

“Bizim teyze şahitlik yaparsa davayı kazanırız ama mahkeme değil, Netflix kazanır.”

Ben de içimden düşündüm: “Bizim ailede şahitlik yapılmaz, performans sergilenir.”

Kısa bir iç ses: Ben bu işten neden bu kadar eğleniyorum?

Bazen kendime şunu soruyorum:

“Ben neden ciddi bir hukuki konuyu sitcom gibi yaşıyorum?”

Sonra cevabı buluyorum: Çünkü İzmir’de büyüyen herkes biraz böyle.

Ciddi konular bile hafif bir gülümsemeyle anlatılıyor. Yoksa hayat çekilmez olurdu.

Akraba şahitlik yapabilir mi? sorusu bile bende şu sahneyi canlandırıyor:

Hakim:

“Beyanı alınan kişi akrabanız mı?”

Aile:

“Evet ama o zaten bizim kronik haklıdır.”

Aile içi şahitliğin en büyük sorunu: Hafıza değil, yorum farkı

Akraba şahitliğinde asıl mesele çoğu zaman “ne oldu?” değil, “nasıl hatırlanıyor?” meselesi.

Bir olay düşünün:

– Bir akraba der ki: “O gün sadece tartışma oldu.”

– Diğeri der ki: “O gün resmen tarih yazıldı.”

– Bir başkası: “Ben sadece çay koyuyordum ama hayatım değişti.”

İşte mahkemede bu üç farklı anlatım birleşince ortaya belgesel mi, drama mı belli olmayan bir şey çıkıyor.

Ben buna “aile içi genişletilmiş gerçeklik” diyorum.

İzmir sokak gözlemi: Herkesin bir “şahit versiyonu” var

Kordon’da yürürken bile bunu hissediyorsun.

İki kişi tartışıyor:

– “Sen öyle demedin!”

– “Ben öyle demedim mi? Ben öyle hatırlıyorum!”

Yan masadan biri dahil oluyor:

– “Ben duydum, öyle dedi.”

Sonra üçüncü kişi:

– “Ben duymadım ama hissediyorum öyle olduğunu.”

Akraba şahitlik yapabilir mi? sorusunun sokaktaki karşılığı tam olarak bu: herkes bir şekilde şahit ama kimse aynı olaya şahit değil.

Mahkeme hayali: Aile bireyleri kürsüde

Bir gün hayal ettim:

Mahkeme salonu.

Hakim ciddi.

İlk şahit: amca.

Amca:

“Ben olay anında oradaydım. Zaten ben hep her yerdeyim.”

Hakim kaş kaldırır.

İkinci şahit: kuzen.

Kuzen:

“Ben olayı görmedim ama Google Maps konum geçmişim var.”

Hakim hafif gülümser.

Üçüncü şahit: anne.

Anne:

“Oğlum zaten yanlış yapmaz ama o gün biraz yanlış yapmış olabilir.”

İşte bu noktada mahkeme mi kazanır, aile mi kazanır belli olmaz.

Toplumsal taraf: Güven, ilişkiler ve “yakınlık paradoksu”

Akraba şahitliğinin en ilginç tarafı şu: en yakın insanlar bazen en karmaşık tanıklıkları verir.

Çünkü yakınlık iki şey yaratır:

1. Daha fazla bilgi

2. Daha fazla duygu

Ve bu ikisi birleşince objektiflik biraz zorlanır.

Ama öte yandan şu da var: Akraba bazen dışarıdan kimsenin bilmeyeceği detayları bilir.

Yani mesele “olur mu olmaz mı” değil, “nasıl değerlendirilir” meselesidir.

İzmir’de bir arkadaşım bunu şöyle özetlemişti:

“Abi akraba şahitliği Ferrari gibi. Doğru kullanırsan çok iyi, yanlış kullanırsan duvara toslarsın.”

Kendi iç hesaplaşmam: Ben şahit olur muyum?

Bazen düşünüyorum.

Eğer bir gün benden şahitlik istense ne olur?

Muhtemelen şöyle başlarım:

“Sayın hakim, olay günü kesin olarak bir şeyler oldu ama tam olarak hangi gün olduğundan emin değilim…”

Sonra devam ederim:

“Ben olayın içindeydim ama aynı zamanda dışındaydım çünkü o an kahve yapıyordum.”

Hakim içinden muhtemelen şunu der:

“Bu şahitlik değil, meditasyon.”

Sonuç yerine: Aile, hafıza ve biraz da karmaşa

Akraba şahitlik yapabilir mi? sorusu aslında sadece hukuki bir mesele değil. Aynı zamanda insan ilişkilerinin ne kadar karmaşık olduğunu hatırlatan bir şey.

Çünkü aile dediğimiz yapı sadece kan bağı değil; aynı zamanda yorum farkı, hafıza çatışması ve bolca “ben öyle hatırlıyorum” demek.

İzmir’de gün batımına bakarken şunu düşünmeden edemiyorum:

Bazı insanlar olayları yaşar, bazıları anlatır, bazıları da hem yaşar hem anlatır hem de şahit olur.

Ve biz çoğu zaman aynı aile içinde bunların hepsiyiz.

Lave olarak “Akraba sahitlik yapabilir mi” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://ortakforum.com https://kohi.com.tr https://hifu.com.tr Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!